MT Metodu Nasıl Uygulanır?


Murat Tuğutlu'nun bulmuş olduğu MT metodunu, oluşturduğumuz ekibin dil konusundaki beceri ve deneyimleriyle harmanlayarak, sıfırdan başlayanlar için, orta seviyenin üzerinde konuşturan, 90 saatlik bireysel bir çalışma programı hazırladık. 

Bu 60 günlük bir program. Öncelikle, her günün birer buçuk saatini İngilizce öğrenmeye ayırmamız gerekiyor. İlk 40 günde, gün aşırı olarak bir buçuk saat içinde 50'şer kelime ezberlemeye çalışacağız. Toplamda en çok kullanılan 1000 kelimeyi öğrenmiş olacağız. Sistemin bütün kontrolü kendi elimizde. Tavsiye edilen, 60 gün arka arkaya çalışılması. Ama, elimizde olmayan sebeplerden dolayı çalışamadığımızda, sisteme yeniden girebildiğimiz gün kaldığımız yerden çalışmaya devam edeceğiz. Mümkün olduğu kadar rahat bir ortamda ve kimse tarafından rahatsız edilmeden. Kelime çalışmasının gün aşırı olmasına kesinlikle dikkat edeceğiz. Yani,

1-3-5-7-9-11-13-15-17-19-21-23-25-27-29-31-33-35-37-39. günlerin her birinde 50’şer kelime ezberlemeye gayret edeceğiz. 1000 kelimeye 40 gün sonunda üç aşağı beş yukarı bir şekilde hakim olmalıyız(tam hakimiyet geri kalan 20 gün içinde geliyor).

1. gün 50 kelimeyi öğrenmeye çalıştıktan sonra, diğer tekli günlerde bir buçuk saatimizin yarım saatini iki gün evvel öğrendiğimiz kelimeleri tekrar ederek geçiriyoruz. Geri kalan bir saatte de yeni 50 kelimemizi ezberleyeceğiz. Bu gün aşırı böyle devam edecek. Her iki günde bir, yarım saat iki gün evvel öğrendiğimiz kelimelerin tekrarı ve geri kalan bir saatte de yeni 50 kelimenin ezberlenmesi.

2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40. günlerde kendimizi tamamıyla dilbilgisine vereceğiz. 66 kitap sayfası içeriğindeki basit ama çok gerekli dilbilgisini gün aşırı bir buçuk saat çalışacağız. Bu günlerde kelimelere hiç bakmayacağız.

10. dilbilgisi gününde 5 en çok kullanılan zamanı bitirmiş olacağız ve bundan sonraki geri kalan 10 dilbilgisi gününün her birinde, dilbilgisine ilave olarak fiil çekimleri bölümümüzdeki 203 fiilimizin 20'şer tanesinin de çekimlerini öğreneceğiz. 40 günün sonunda kafamızda, çok net  olmayan 1000 kelime, gene çok net olmayan bir dilbilgisi ve fiil çekimleri olacak. Son 20 günde  muhteşem bir iş yapacağız(ki biz bunu rally diye adlandırıyoruz). Gene ikişer günde bir, bu sefer bir buçuk saat içinde 250'şer kelimeyi tekrarlayacağız. Yani dakikada 3 kelimenin üzerinden geçeceğiz. Bu işlem gün aşırı sistemle aşağı yukarı 8. günde bitecek. Şimdi artık kafamızda bayağı iyi bir 1000 kelime var. Diğer ikişer günde bir de dilbilgisine baştan başlayacağız. Bu sefer geri kalan 20 günde, gün aşırı 10 günümüz var dilbilgisi için. 66 kitap sayfası içeriğindeki dilbilgisini bu 10 güne böleceğiz. Bir buçuk saat içinde dilbilgisini çalışırken gene 20'şer fiilin çekimine bakacağız ve aynı zamanda da öğrenmiş olduğumuz 1000 kelime, dilbilgisi ve fiil çekimleri ile basit cümleler kuracağız. Bunu kısa cümleler oluşturarak yapacağız. O gün neler yaptığımızı veya neler yapacağımızı sanki karşımızda birisi varmış gibi söylemeye çalışacağız. Bunu yüksek sesle yapacağız. Çünkü lisan öğrenmede altın kural, ağız ve kulak bağlantısının oluşturulmasıdır. Sözcükler ağızdan çıkacak ve kulak da bunu duyacak. Bu dairenin tamamlanmış olması lazım. 1000 kelime için daha geride 6 çalışma günümüz var. Bu 6 gün içerisinde hız yapmaya başlayacağız. Bir buçuk saatte ne kadar kelimeyi doğru olarak söyleyeceğimizin testi olacak bu yarış. Ve bu 6 çalışma gününün sonunda 1000 kelimeye muhteşem bir şekilde hakim olacağız. Öğrendiğimiz basit ama çok gerekli dilbilgisi ile de bu 1000 kelimeye şekil vermeye başlayacağız.

Sitemize girildiğinde, "Dersler" platformunun sağ üst köşesinde "Müzik Dinleyin" butonu var. Buraya tıkladığınızda Mozart'ın eserlerini dinleyebilirsiniz. Öğrenme ve Mozart arasında direkt bir ilişki var. Müziğin öğrenme potansiyeline katkısının olduğunu ortaya koyan "telkin yöntemi"(suggestopedia) psikiyatr ve eğitimci olan Bulgar Georgi Lozanov tarafından bulunmuştur.
Özellikle stressiz bir öğrenme, beden ve zihin faaliyetlerinin bir ahenk içinde çalışmasını sağlamaktadır. Bu şartlarda öğrenilen bilgiler daha kalıcı olmaktadır. Lozanov yaptığı araştırmalarda çok özel bir müziğin, yine çok özel bir ritimde olması kaydıyla, insanin beden fonksiyonlarını stressiz bir ortama sokarak öğrenme konsantrasyonunu artırdığını keşfetmiştir.


Özellikle kolay ve kalıcı öğrenme, beyin alfa dalgası ortamındayken gerçekleşmektedir. Lozanov'un test ettiği belli ritimdeki bazı klasik müzik parçalarının, beyin dalgalarını 8 ile 12 Hz. aralığına getirerek, beynin alfa dalgaları yaymaya başladığı gözlenmiştir. Lozanov yaptığı deneylerde her klasik müzik parçasının, dinleyenleri alfa beyin dalgaları ortamına sokmadığını ve en etkili parçaların 60 vuruşlu "largo" tempolu ve 4/4 veya 3/4 ölçülü olan "barok müzik" eserlerinden oluştuğunu tespit etmiştir.


Iowa Eyalet Üniversitesinde yapılan testler, öğrenme faaliyeti sırasında barok müziğin kullanılmasının öğrenme ve hafıza gücünü yaklaşık yüzde 24 artırdığını göstermiştir.

14 Ekim 1993'de, A.B.D.'de "USA Today"de çıkan "Mozart 'ın Müziği Zekayı Geliştiriyor" başlıklı haber tüm dünyada sansasyon yaratmıştır. Bu habere göre, California Üniversitesi'nin Irvine'deki Öğrenme ve Hafıza Nörobiyoloji Merkezi bilim adamlarının yaptıkları bir araştırma, bazı müziklerle IQ arasında ciddi bir ilişki olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

Bu araştırmada otuzaltı üniversite öğrencisi, önce IQ testinin sağ beyin yeteneklerini ölçen sorularıyla test edilmiştir. Testten sonra öğrencilere Mozart'ın "Re Majör, K 448 iki piyanoluk sonatı 10 dakika boyunca dinlettirilmiştir. Daha sonra öğrenciler hemen tekrar test edildiklerinde, IQ skorlarının önceki değerlere göre 8 veya 9 puan daha yükselmiş olduğu gözlenmiştir.

Sizlere, 60 vuruşlu Barok Klasik müziği neredeyse tüm eserlerinde uygulamış olan Mozart'ı her çalışma gününüzde mümkün olduğunca dinlemenizi tavsiye ediyoruz.

 

2aydaingilizce.com

Kapat